Galatasaray yine şampiyon oldu. Açıkçası artık şaşırıyormuş gibi yapamıyorum. Çünkü bir noktadan sonra bu durum alışkanlığa dönüşüyor. Bazı takımlar için şampiyonluk büyük bir sürpriz olur, bazı takımlar içinse sezonun doğal sonu gibi hissettirir. Galatasaray da tam olarak öyle bir takım bence.
Üst üste gelen şampiyonluklardan sonra artık takımda başka bir özgüven oluştuğunu hissediyorum. Sahaya çıkış şekilleri bile farklı geliyor. Panik yok, korku yok, ne yaptığını bilen bir takım havası var. Bu yüzden insanlar sadece maçı değil, takımın duruşunu da izliyor bence. Zaten büyük takım olmanın olayı biraz da bu değil mi? Baskı arttığında düşmek yerine daha da güçlenmek.
2026 şampiyonluğu da bence tam olarak böyleydi. Sezon boyunca herkes konuştu, yorum yaptı, tahminler yaptı ama günün sonunda yine kupa Galatasaray’a geldi. Ve işin komik tarafı şu: artık insanlar kutlamalara bile alıştı. Şampiyonluk kutlaması görünce şaşırmıyoruz çünkü sürekli görüyoruz.
Rakip taraflara baktığımda ise biraz farklı bir hava hissediyorum açıkçası. Özellikle Fenerbahçeliler artık Galatasaraylı arkadaşlarıyla birlikte kutlama yapacak seviyeye geldi gibi Çünkü kazanmanın heyecanını uzun zamandır yaşamayınca insan ortamın enerjisine kapılıyor olabilir. Şaka bir yana, bence rekabetin güzel tarafı da bu. Herkes birbirine laf atıyor ama futbolun eğlencesi de buradan çıkıyor.
Şimdi herkes kupanın nerede verileceğini ve kutlamaların nasıl olacağını konuşuyor. Kupa töreninin 13 Mayıs Çarşamba günü Rams Park’ta yapılacak olması bile insanı heyecanlandırıyor açıkçası. Çünkü Galatasaray taraftarı kutlama yapmayı gerçekten biliyor. Ama bence asıl mesele sadece kupa değil. Asıl mesele, Galatasaray’ın artık şampiyonluğu bir hedef değil alışkanlık haline getirmesi. Çünkü bazı takımlar şampiyon olunca tarih yazar, bazıları ise sadece “seneye kesin” demeye devam eder.
