Selam kızlaaarr! Yine ben. Bugünde Gökyüzüne baktığında sadece parlayan noktalar mı görüyorsun? Ah canım benim, onlar aslında hayatına yön veren, senin o karman çorman işlerini toparlayacak kadim birer rehber!
Kimimiz sabah kahvesini yudumlarken ilk iş "bugün başıma ne gelecek" diye burç yorumlarına düşüyor, kimimiz ise "asla inanmam, saçma bunlar" dese de Merkür retrosunda işleri sarpa sarınca gizli gizli yıldızlara sövüyor. Kabul et, hepimiz o yollardan geçtik. Aslında olay sadece geleceği bilmek değil; bu iş senin, benim, o yan masadakinin ne mal olduğunu anlamak için sunulmuş mis gibi bir harita!
Bak şimdi iyi dinle, doğanın şifrelerini çözüyoruz: Ateş grubu (Koç, Aslan, Yay) o bitmek bilmeyen enerjisiyle ortalığı yakıp yıkarken;Toprak grubu (Boğa, Başak, Oğlak) bize "hop kardeşim bir dur, ayakların yere bassın" diyerek güvenin kitabını yazıyor. Hava grubu (İkizler, Terazi, Kova) zihninin derinliklerinde fırtınalar koparıp seni lafa tutarken; Su grubu (Yengeç, Akrep, Balık) o duygusal denizlerde seni öyle bir yüzdürür ki, can yeleği ararsın!
Peki, neden bu kadar düşüyoruz bu burç mevzusuna? Çünkü o Başak arkadaşının bitmek bilmeyen titizliğini veya İkizler’in "şimdi ne yapacak" dedirten merakını çözdüğünde, hayatındaki o kördüğümler tık tık çözülüyor. Karşındakini olduğu gibi kabul etmek, onun gökyüzünden getirdiği o meşhur "imzasını" ifşalamakla başlıyor.
Unutma canikom; yıldızlar sadece geceyi aydınlatıp romantizm yapmaz, senin o iç dünyandaki karanlık noktaları da tek tek patlatır. Kendi burcunla barışmak, aslında "ben buyum arkadaş" demenin en havalı yolu. Söyle bakalım, senin yıldızın bugün kulağına ne fısıldıyor? Belki de sadece biraz durup o yorgun ruhunu dinlemenin, "boşver" demenin vaktidir. Görüşürüz canlarımm.
