Sosyal medyada az da olsa vakit geçiren herkesin bildiği gibi birkaç sene önce main character akımı patladı. Bu akım ile birlikte herkes kendi hayatının ana karakteri olduğu fikrini benimsedi ve buna göre yaşamaya başladı.
Bu akım özgüven artışına, insanların kendi hayatlarına odaklanıp kendilerini geliştirmesine, hayatı romantize etmeye ve diğer insanlara karşı sınırlarını koyabilmesine sebep olsa da fikrimce çağımız ilişkilerine birçok eksisi de oldu.
Main character enerjisi ile insanlar kendilerini hayatlarının önceliğe koymaya başladı evet, ancak aynı zamanda diğer insanları da yan karakter olarak adlandırdığımız; duygularından ve düşüncelerinden arındırılmış birer figürana çevirdi. Bu durumun toplum genelinde bireyselleşmeye ve bununla birlikte empati yoksunluğuna, hatta günümüz ilişkilerinin en büyük sorunlarından biri olan ghosting'in artışına bile zemin hazırladığını söyleyebiliriz.
Kendi hikayelerine bu denli odaklanan insanlar, başkalarının duygularını arka plana atmaya ve sadece kendini düşünmeye başladı. İlişkilerin genelinde var olan yüzeyselleşme buradan geldi belki de. Kimse birbirine açıklama yapmak zorunda olmadığını düşünüyor. Bu bir yere kadar doğru olsa da hisleri önemli olan tek kişi kendimiz değiliz sonuçta.
"Benim hikayem" takıntısı ile minimum ikili iletişim kurmadan insan silmenin bu kadar normalleşmesi herhangi bir bağ kurmayı da oldukça zorlaştırıyor. Dediğim gibi, insanların kendilerine ve hayatlarına odaklanması inkar edilemez derecede önemli bir duruş; ancak bu duruş bizi bencilliğe sürüklüyorsa, bırakın bir toplum olabilmeyi; samimi ikili ilişkiler kurabilmek bile mümkün mü?
Evet, hepimiz kendi hayatlarımızın ana karakteriyiz ve bu hem hayata bakış açımız, hem öz güvenimiz, hem de mental sağlığımız için basit gibi görünse de oldukça etkili bir başa çıkma mekanizması. Ancak sırf ana karakter olduğumuz için diğer insanları ruhlarından ve benliklerinden soyutlayarak hayatımıza girip çıkan yan karakterlere indirgemenin sağlıklı olmadığı aşikar.
Demem o ki biz her ne kadar önemli olsak da, belki de tek önemli şey değilizdir. Bence iyi oluş, sadece kendi hikayemizin ana karakteri olmayı başarabilmek değil; başkalarının hikayelerinde de dikkatli bir rol oynamayı öğrenebilmek. Sonuçta bizi biz yapan ve tanımlayan şeyler eylemlerimiz.
Önemli olanın kendi hikayemizi yaşarken bir filmi film yapan tüm karakterlerin etkisini görmezden gelmeden ensemble cast mantığı ile yaşamak olduğunu düşünüyorum. Sonuçta tek bir karakteri anlatan iki saatlik bir film izlemek sizce de sıkıcı olmaz mıydı?
