Sizin alınız al, inandım.
Morunuz mor, inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum,
Kalabalık ha olmuş, ha olmamış.
Sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum.
Ama sokaklar şöyleymiş,
Ağaçlar böyleymiş,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de.
Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara,
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,
Hiçbirinizle döğüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var,
Sizin alınız al inandım,
Sizin morunuz mor inandım,
Ben tam dünyaya göre,
Ben tam kendime göre,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Turgut Uyar’ın yazdığı, Sezen Aksu’nun da besteleyerek belki de çok daha fazla kişinin duymasını sağladığı o efsane sözcükler bütünüdür. Sonundaki enstrümantal bölüm ile de yüzümde her daim tebessüm oluşturan bir parça olmuştur. Okuyunca, ben eminim ki herkesin “bu ben ya” dediği bir şiirdir; kendini bulduğu şiirdir.
Gün sonunda kimse kabul etmez zaten başkaları ile dövüştüğünü, bazen kendiyle bile dövüştüğünü, hayatını zorlaştırdığını. Sanar ki herkese iyi niyetle gülümsüyor, kendi hâlinde yaşıyor hayatı. Tamam, sizin alınız al, morunuz da mor; ben de inandım.
Peki, bu şiir gerçekten kimler içindir?
Bence bu şiir yalnızlar içindir; kendini hiçbir zaman filtresiz ifade edebileceği bir ortamı olmayanlar ve anlaşılmama hissini içinde kabul etmiş insanlar içindir. Sen beni zaten anlayamayacaksın da hani en azından dengemi bozma demek istemiş, bana kalırsa Turgut Uyar. Senin bildiğin gibi olsun, benim bildiğim bana yeter der gibi. Ve yazdığı bu dizelerle de birçok kişinin duygularına tercüman olmuştur.
