Bir insan travma yaşadıktan sonra tamamen değişebilir mi yoksa içinde hala eskilerden bir şey bulabilir miyiz?
Jennifer’s Body 2000’lerin seksi korku filmi olarak kalbimizde hep kalacak. Megan Fox sağ olsun… Ama ben bu filmin çok yanlış anlaşıldığını ve altında yatan çoğu karanlık duygunun ve mesajın anlaşılmadığını düşünüyorum.
İnsanlar genelde öfkeli kadın karakteri görünce olayı çok basitleştiriyor. Yani Jennifer’ın erkekleri yiyerek öldürmesinin sebebini yaşadığı travmalara ve hala sevilmek istemesine bağlayabilir miyiz? Ben haklı olduğunu düşünüyorum.
Ve bence filmdeki en üzücü şey Jennifer’ın hala sevilmek istemesi. İnsanları öldürüyor ama aynı zamanda yalnız olmaktan da korkuyor. İçindeki boşluğu doldurmaya çalışıyor ama hiçbir şey yeterli olmuyor.
Needy ile aralarındaki ilişkiden bahsetmek bile istemiyorum. Birbirlerini seviyorlar ama tüketerek. Aslında ikiside kırılmış karakterler. Birbirlerine karşı bir bağımlılık geliştirmişler ve nefret bile onları ayıramıyor.
Zaten bu filmin klasik korku filmi adı altında yazıldığını düşünmüyorum. Bence 12 yaşında izlediğimiz klasik ergenlik filmlerinden biri. Gerçek hayatla bağlantısına gelirsek erkek karakterlerinin bilinçli bir şekilde aşırı kötü yazılması ve kızların film boyunca yaşadığı hiçbir şeyin ciddiye alınmaması olabilir…
Yani Megan Fox’un ikonikliğinin altında baya bir yalnızlık, öfke ve kimlik problem var.
Teşekkürler,
