Bir insanı psikolojik olarak nasıl kırarsınız?
Carrie’yi ilk izlediğimde daha liseye başlamamıştım ve açıkçası beni liseden aşırı korkutmuştu. Çünkü Carrie aslında baştan beri “sorunlu” biri değil. Sadece okulda zorbalık gören, evde baskıyla büyüyen ve bu yüzden dünyaya karşı bir bakış açısı geliştiremeyen biri.
Bu yüzden Carrie’yi hep kurban olarak gördüm. Tabii sonrasında klasik şekilde telekinezi güçleri ortaya çıkıp ona kötülük yapan insanların hayatını cehenneme çevirmeye başlayınca bir sorguladım…
Özellikle okul sahneleri aşırı rahatsız edici. Çünkü o toplu zorbalık hissi maalesef ki çok gerçek. Filmin korkutucu yanı sadece Carrie’nin güçleri değil zaten, insanların ne kadar acımasız olabileceği.
Carrie’nin annesi ise başlı başına başka bir korku filmi gibi. Aşırı baskıcı ve dini takıntıları yüzünden her şeyi günah olarak görüyor. Carrie’yi hayatı boyunca sevgi yerine korkuyla büyütmesi de onun psikolojik olarak tamamen yalnız kalmasını sağlıyor. Yani Carrie kötü biri değil. Sadece yıllarca bastırılmış, aşağılanmış ve annesinden şefkat görmemiş biri. Ve eline kontrol edemediği bir güç geçtiğinde de içindeki bütün öfkesi bir anda dışarı çıkıyor.
Ve bence Carrie’nin gücünü kullanma şekli bile aslında çok fazla duygu hissettiriyor. Öfkesini, korkusunu ve kırgınlığını çok net anlayabiliyorsunuz. Bu yüzden film yıllardır unutulmuyor bence. Çünkü sadece bir korku filmi değil, aynı zamanda insanların birini sürekli kırdığında neler olabileceğini gösteren rahatsız edici bir hikâye.
Teşekkürler,
