Oktoberfest denince çoğumuzun aklına direkt bira geliyor değil mi? Ama işin aslı bundan çok daha fazlası…
Kökeni 1810 yılına uzanan bu festival, Münih’te düzenlenen bir kraliyet düğünüyle başlamış. Kral Ludwig I’in düğünü şerefine düzenlenen at yarışları ve kutlamalar halkın yoğun ilgisi üzerine her yıl tekrarlanan bir geleneğe dönüşmüş. Bence zaten bu festivali özel yapan şey de bu: tamamen halkın sahiplendiği bir gelenek olması.
İlk yıllarda daha çok at yarışları ve tarım fuarlarıyla öne çıkan etkinlik, zamanla büyüyerek bir panayır havası kazanmış. 19. yüzyılın sonlarına doğru karnaval eğlenceleri, müzik ve yiyecek stantlarının eklenmesiyle festival daha geniş kitlelere hitap etmeye başlamış. Özellikle büyük bira çadırlarının kurulması Oktoberfest’in bugünkü kimliğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip.
Günümüzde Oktoberfest, her yıl eylül ayının ortasında başlayarak yaklaşık 16 gün süren ve ekim ayının ilk pazar günü sona eren bir festivaldir. Festivalin açılışı, Münih Belediye Başkanı’nın geleneksel olarak bira fıçısını çekiçle açmasıyla gerçekleşir. Bu sembolik an etkinliğin resmi başlangıcını temsil eder.
Festival boyunca insanlar sadece Bavyera biralarını değil, aynı zamanda o kültürü gerçekten deneyimler. Geleneksel kıyafetler, müzikler, yemekler, renkli geçit törenleri ve eğlence alanları sayesinde Oktoberfest sadece bir festival değil, aynı zamanda güçlü bir kültür deneyimine dönüşür. Eğer Almanya’ya gitmeyi düşünüyorsanız, kesinlikle bu tarihlerde gitmelisiniz ve bu kültürü yerinde deneyimlemelisiniz.
