İnternet en başından beri acımasızdı. Bir hatayı bile insanlar yıllarca unutmaz. Eski tweetler bulunur, eski videolar tekrar dolaşıma girer ve bir skandal internet hafızasında yaşamaya devam eder. Haftalardır da “İnternet Unutmuyor” serimde bu yaşanan skandalları yorumlayıp sizlere aktarmaktaydım. Bütün yazdığım yazıların ortak bir noktası vardı. Ortada gerçekten yaşanmış olaylar bulunuyordu. Günümüzde ise internet başka bir yere gidiyor. Çünkü artık yaşanmamış şeyler de gerçekmiş gibi yayılabiliyor.
Son dönemde bunun en rahatsız edici örneklerinden biri Pedro Pascal üzerinden yaşandı. Sosyal medyada onun hakkında rahatsız edici davranışlar sergilediğini iddia eden videolar yayılmaya başladı. Videoların bazıları manipüle edilmişti, bazıları bağlamından koparılmıştı, bazıları ise AI ile değiştirilmişti. Ama insanların büyük kısmı videoların gerçek olup olmadığını araştırmaktan çok onları paylaşmaya odaklandı. Çünkü internet artık doğruluğu değil, reaksiyonu ödüllendiriyor.
Aslında bu internet kültürünün geldiği en korkutucu noktalardan biri olabilir. Eskiden bir influencer ya da celebrity hakkında büyük bir drama çıkması için ekran görüntüleri, videolar veya gerçek bir olay gerekiyordu. Şimdi ise internet önce birini villain ilan ediyor, sonra teknoloji o hikayeye uygun “kanıtlar” üretmeye başlıyor. Eskiden dediğimiz “eski” aslında yakın bir tarih, 2010’lar. “Şimdi” ise 2020 ve sonrası AI’ın asıl gündelik hayata entegre olmaya başladığı dönemler.
Ve bu sadece celebritylerle ilgili bir problem de değil. Çünkü yapay zeka geliştikçe internette gördüğümüz şeylere güvenmek giderek zorlaşıyor. İnsanlar artık bir videonun gerçek olup olmadığını anlamaya çalışmıyor bile. Eğer içerik şok edici, komik veya nefret etmeye uygun görünüyorsa yayılması için bu yeterli oluyor.
Bunun en büyük sebeplerinden biri de algoritmaların çalışma şekli. Sosyal medya platformları “bu bilgi doğru mu?” diye düşünmüyor. “İnsanlar buna tepki veriyor mu?” diye düşünüyor. Eğer insanlar yorum yapıyor, kavga ediyor ve paylaşım yapıyorsa içerik daha fazla kişiye gösteriliyor. Yani sistemin ödüllendirdiği şey gerçeklik değil, engagement oluyor.
Bu yüzden internet artık sadece hafızaya sahip bir yer gibi hissettirmiyor. Aynı zamanda yeni, varolmayan gerçeklikler üreten bir makineye dönüşüyor. Ve belki de en korkutucu kısmı bu. Çünkü bir skandalın gerçek olup olmaması bile önemini kaybetmeye başlıyor. İnsanlar ona inanmak istiyorsa o hikaye zaten yaşamaya devam ediyor.
Eskiden internet insanların hatalarını unutmuyordu. Şimdi ise hiç yaşanmamış hataları bile kendisi yaratabiliyor.
