Bazı insanlar sadece sevilmek isterken aslında zamanla kendi karanlıklarının içinde kayboluyor.
Karakterimiz küçük bir kasabada sıkışıp kalmış ve buna rağmen daha büyük bir hayat hayal ediyor. Aslında buraya kadar her şey normal geliyor ama Pearl’e etrafındaki kimsenin inanmaması ve üstüne üstlük ‘’olduğun yerde kalacaksın, başka şansın yok’’ yaklaşımları karakteri baskılıyor ve filmin sonundan da anlayacağımız üzere hiçbir şey iyi sonuçlanmıyor.
Filmi izlerken Pearl’ün histriyonik kişilik bozukluğu olduğunu da düşünmüştüm. Filmde buna atıfta bulunulmuyor ama sürekli fark edilmek istemesi, ilgi odağı olmak istemesi, dramatik davranışları ve insanların ona olan ilgisi kaybolunca aşırı yoğun ve zirvede duygular yaşaması. Aslında bunlar çoğu insanın içten içe yaşayıp istediği şeyler, herkes kendi değerinin fark edilmesini ister. Ama Pearl, bunları biraz fazla uçta yaşıyor… Cinayet işleyecek kadar.
Mia Goth’un performansına gelecek olursak, karakterle o kadar çok bağdaşmış ki izlerken başka birinin Pearl olabileceğini düşünemedim bile. O kadar iyiydi ki performansı beni filmdeki olaylardan daha çok rahatsız etti.
Pearl’e kurban demek istemiyorum ama şartları daha farklı olsaydı bu çözümü tercih edeceğini de düşünmüyorum. Yine de biraz abartmış tabii.
Teşekkürler,
