Corpse Bride sadece gotik ve garip bir aşk filmi sanıyordum ama film aslında baya yoğun bir şekilde yalnızlık, baskı ve aidiyet hissiyle ilgiliymiş…
Özellikle Victor karakteri bana hep aşırı kaybolmuş ve pasif biri gibi gelmişti. Film boyunca sürekli başkalarının onun adına karar verdiğini hissediyorsunuz. Nasıl davranması gerektiğini, kiminle evleneceğini ve nasıl biri olması gerektiğini… Victor sanki kendi hayatına ait hissedemiyor.
Zaten filmin başındaki o aşırı gergin ve karanlık atmosfer bunu direkt hissettiriyor. Herkes o kadar kontrollü, soğuk ve kusursuz görünmeye çalışıyor ki Victor oraya ait hissetmiyormuş gibi duruyor. Ve bence Emily’yle bağ kurmasının sebebi aşk değil sadece ilk defa biri Victor’u onu gerçekten olduğu haliyle görüyor gibi hissediyor.
Emily karakteri de yarım kalmışlık hissi üzerine kurulu. Sadece fiziksel olarak başka bir dünyada sıkışmış değil de duygusal olarak da sıkışmış gibi. Hayatı boyunca gerçekten sevilmek istemiş ama sürekli kandırılmış ya da kullanılmış biri gibi…
Bu yüzden Emily ile Victor’un ilişkisi bana romantikten çok iki yalnız insanın birbirini anlamaya çalışması gibi geliyor. Yine de bir şansları olmasını isterdim.
Victor’un sürekli kaçmaya çalışması da beni baya rahatsız etti çünkü hayatıyla ilgili hiçbir kontrolü yokmuş gibi davranıyor ve sürekli başkalarının beklentileri arasında sıkışıyor.
Bence Corpse Bride’ın bu kadar sevilmesinin sebebi de bu zaten. Sadece gotik bir animasyon değil. İnsanların anlaşılma isteği, yalnızlık korkusu ve ait olma ihtiyacıyla ilgili bir hikaye. Herkes kendisinden bir parça bulabilir.
Teşekkürler,
