Futbol sadece bir spor değil, aynı zamanda bir tutkudur. 7’den 70’e, kadın erkek ayırmaksızın herkesin sevdiği, ekranlara kitlendiği bir spordur. Biliyorsunuz ki en önemlisi de milli maçları izlemektir. Herkesin ekrana odaklandığı, balkonunu bayraklarla donattığı, üstüne en sevdiği o kırmızı beyaz formayı giydiği farklı bir atmosferdir. Ancak uzun yıllardır Dünya Kupası maçlarından uzak olduğumuz için bu heyecanı biraz unuttuk.
Uzun yıllardır Dünya Kupası sahnesinde milli takımımızı göremiyoruz. Bu, her geçen yıl büyüyen bir özlem haline geldi. Her sene “acaba o sene bu sene mi?” diyoruz. Her sene büyük bir umutla çıktığımız bu yolda hayal kırıklığıyla dönüyorduk. Ta ki bu seneye kadar. Evet, o sene bu sene.
Son dönemde oynanan maçlar sayesinde umudumuz tekrar arttı. Özellikle son oynanan maçta alınan galibiyetle Dünya Kupası yolunda büyük bir adım atmış olduk. O gün sadece bir maç kazanmadık, yeniden inandık. O atmosfer, insanların yüzündeki mutluluk ve birlik duygusu paha biçilemezdi.
Milli takımda genç ve yetenekli oyuncuların artması da tabii bu seneyi ve süreci özel kılıyor. Sahada oldukça istekli, sonuna kadar mücadele eden oyuncuları görmek taraftarları da heyecanlandırıyor ve bu yolda inancımız artıyor.
Bence futbolda en önemli şeylerden biri taraftar desteği. Özellikle Türkiye, diğer ülkelere göre oldukça farklı. Türk taraftarları milli takımı her zaman gönülden destekler. Hatta maçı kazandığımız gün sokaklar dolup taşar. İnsanlar ister arabalarıyla ister yürüyerek konvoya katılır. Hep birlikte şarkılar söylenir. Bu milli beraberlik duygusu takımı daha da çok güçlendirir.
Sonuç olarak Türkiye’nin Dünya Kupası yolunda olması bile çok heyecan verici bir durum. Tabii ki ortada daha bir şey yok ama bir umut var. Belki de en önemli şey inanmaktır. O sene bu sene olacak...
