Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi, Ogoh-Ogoh gecesi Plüton’dur. Ama astrolojide inandığımıza göre, her Plüton döngüsünün sonunda bir boşluk vardır.
İşte Nyepi o boşluk. Havaalanı yok, elektrik yok, telefon şebekesi yok, ışık yok. Sadece mutlak sessizlik ve mutlak karanlık var. Bali yerlileri, bugün kendilerini tamamen içlerine döndürerek kötü ruhlardan arındıklarına inanıyorlar.
Bu döngünün sonu, aslında bize astrolojideki doğum haritalarında sıkça gördüğümüz 12. evi hatırlatıyor. 12. ev kapanışlar, bilinçaltı ve inziva demektir. Nyepi gününde Bali halkı, tipik bir 12. ev transitine girmiştir bile.
Bali halkının sokaklarda gezdikleri bir geceden sonra kendilerini evlerine kapatıp dış dünyayla tüm bağlantılarını kesmeleri, size onların geri çekildiğini düşündürtebilir. Ama yaptıkları bu ritüel aslında geri çekilme değil, çözümlemedir.
Ogoh-Ogoh bize nasıl Plüton’u yansıttıysa, Nyepi de aynı şekilde Neptün’ü yansıtır. Neptün köşeli değildir; tam aksine, sınırları hep bulanıktır. Hayatta kafaya taktığımız ama belki aslında çok da önemli olmayan şeyler vardır: mal, mülk, para, statü. Ama Nyepi’de bunların hepsi bulanıklaşır, hiçbirinin bir önemi kalmaz. Çünkü o inziva içerisinde herkes eşit koşullardadır. Bu eşitlik hissi, insanı bir bakıma içe döndürür ve yüksek bir farkındalığa davet eder. İşte insanın içindeki değişim ve dönüşüm belki de bu noktada devreye girer.
Ogoh-Ogoh bize nasıl akrep enerjilerini yansıttıysa, Nyepi de balık enerjilerini bir ayna gibi bize gösterir. Karanlık elbette vardır, ama Nyepi onu yargılamadan içine davet eder. Eylemsizliği kabul etmekle kalmaz, davet eder.
Hayatta hepimizin yaşadığı birçok problem varken, bunlara tepki olarak belki yapmakta en zorlandığımız şey tepkisiz kalmaktır. Ama Bali yerlileri, bu özel ritüellerinde tepkisizliği benimserler. Bazen yapması en zor şey, hiçbir şey yapmamaktır.
Bu da bize astrolojide aşina olduğumuz bambaşka bir temayı anımsatır: retrogradlar. Retrograd, ilerlemek yerine geriye giden gezegenler gibi yorumlanabilir. Zaman ileriye akmaz, tam tersi geriye akıyormuş gibi hissettirir ve bilinçaltı bildiğimiz gerçeklikten daha fazla önem kazanır. İç sesimizin sesi daha yüksek çıkmaya başlar ve bu kendimizi daha iyi tanıyabilmemiz için bize verilmiş bir fırsattır aslında.
İşte tam olarak bu yüzden Bali’de yeni yıl başlarken önce Balık burcuna uğruyor. Çözümleniyor, zamanı durduruyor, sonra da hiçbir şey olmuyor.
Çünkü bazı şeylerin başlayabilmesi için önce durması gerekiyor olabilir.
