Bazen spor salonunda aynaya bakıyorum. Işık güzel, açı güzel… ama içimdeki his o kadar net değil. Dışarıdan bakınca her şey “olması gerektiği gibi.”Daha fit bir beden, daha sıkı bir görünüm, daha disiplinli bir rutin. Ama içimde bir soru dolaşıyor:Ben gerçekten kendim için mi buradayım? Çünkü bazen fark etmeden başkalarının gözünden bakmaya başlıyoruz kendimize. Aynada gördüğümüz şey, bizim hissettiğimizden daha önemli hale geliyor.
Güçlü hissetmekten çok, güçlü görünmek istiyoruz.İyi olmaktan çok, iyi görünmek.Ve en garibi… Bunu fark ettiğimiz anlar genelde sessiz oluyor.Kimsenin olmadığı bir anda, set aralarında,ya da eve döndüğümüzde… O küçük boşluk hissi geliyor. “Tamam, yaptım… ama neden?”Belki de mesele bedenimiz değil hiçbir zaman.Belki de mesele, kendimizle kurduğumuz ilişki.Spor yapmak güzel.Kendine iyi bakmak, sınırlarını görmek, gelişmek… hepsi çok değerli.Ama eğer bunu sadece dışarıdan onay almak için yapıyorsak,içeride bir yer hep eksik kalıyor.Çünkü kimse görmezken de kendinle baş başasın. Ve o anlarda, gerçekten nasıl hissettiğini saklayamıyorsun.Belki de asıl soru şu: Ben bugün kendime iyi gelmek için mi hareket ettim, yoksa birine iyi görünmek için mi?Cevap her zaman net olmayabilir.Ama o soruyu sormak bile…kendine biraz daha yaklaşmak demek.
