Bir süredir sabahları yürüyüşe çıkmaya çalışıyorum ve bunun düşündüğümden daha iyi bir alışkanlık olduğunu fark ettim. Çok uzun yürüyüşler yapmıyorum, bazen sadece kısa bir tur atıp dönüyorum. Ama buna rağmen gün içinde etkisini hissediyorum. Bazen insanın kendine iyi gelecek şeylerin çok büyük olması gerektiğini düşündüğü oluyor ama küçük alışkanlıklar da gerçekten fark yaratabiliyor.
Sabah yürüyüşlerinin en güzel taraflarından biri güne hareket ederek başlamak. Uyandıktan sonra biraz temiz hava almak, vücudu hareket ettirmek ve evden çıkmak bile insanı daha canlı hissettirebiliyor. Özellikle günün büyük kısmını oturarak geçiriyorsak, sabah yapılan kısa bir yürüyüş vücuda iyi bir başlangıç gibi geliyor.
Yürüyüş sadece enerji vermekle kalmıyor, beden açısından da oldukça faydalı bir alışkanlık. Düzenli yürüyüş yapmak dolaşımı destekleyebiliyor, gün içinde daha aktif hissettirebiliyor ve hareketsiz geçen günlerin etkisini biraz azaltabiliyor. Herkes yoğun egzersiz yapmak zorunda değil. Bazen düzenli yürümek bile beden için güzel bir adım olabiliyor.
Benim en sevdiğim taraflarından biri de günün geri kalanını daha düzenli hissettirmesi. Sabah bir yürüyüş yaptığımda sanki güne başlamış oluyorum. Evde oyalanmak yerine dışarı çıkıp hareket etmek, günün daha verimli geçmesine yardımcı oluyor. Küçük bir yürüyüş bile insanı toparlayabiliyor.
Tek başına yürümek bazı insanlara sıkıcı gelebilir, bunu anlayabiliyorum. Böyle hissedenler için İzmir’de düzenlenen yürüyüş etkinlikleri de güzel bir alternatif olabilir. Müzik eşliğinde, bir grup insanla yürümek hem daha keyifli hem de daha motive edici olabiliyor. Bazen bir alışkanlığı sürdürmek için sadece biraz eşlik yeterli oluyor.
Yürüyüşün en güzel tarafı ulaşılabilir olması. Spor salonuna gitmek gerekmiyor, özel ekipman gerekmiyor, saatler ayırmak gerekmiyor. Rahat bir ayakkabı giyip dışarı çıkmak çoğu zaman yeterli oluyor.
Bence iyi hissetmek için her zaman büyük kararlar almamız gerekmiyor. Bazen kısa bir sabah yürüyüşü bile hem bedenimize hem günümüze iyi gelebiliyor.
