Odak süremizin bu kadar kısa olduğu bu günlerde bir bakayım diye açtığımız telefonun içinde kaybolduğumuzu kaç kez fark etmeden yaşıyoruz? Gün içinde yaptığımız bu küçük kaçışlara micro escapes deniyor. Kısa, hızlı ve çoğu zaman bilinçsiz ama hepsinin ortak noktası aynı: o an yaşanan gerçeklikten uzaklaşmak. Peki bunu neden yapıyoruz? Sıkıldığımızda, zor bir işe başlamadan hemen önce ya da sadece hafif bir rahatsızlık hissettiğimizde içgüdüsel olarak bir çıkış yolu arıyoruz. Telefonu açmak, video izlemek, oyun oynamak. Bunlar basit alışkanlıklar gibi görünse de aslında birer duygusal kaçış mekanizması.
2021 yılında Gloria Mark (University of California, Irvine) tarafından yapılan araştırma, insanların dikkat süresinin ortalama 47 saniyeye kadar gerilediğini gösteriyor. Yani bir işe gerçekten odaklanmadan önce bile zihinlerimiz başka bir uyaran arıyor. Adam Alter (New York University) Irresistible adlı kitabında kısa ve hızlı içeriklerin özellikle sosyal medya videolarının beynin dopamin sistemini sürekli uyararak bizi defalarca aynı kuyuya döndürdüğünü açıklıyor. Bu döngü anlık bir rahatlama hissi verse de uzun vadede dikkat dağınıklığını ve kronik bir tatminsizliği besliyor.
Kaçtıkça rahatlamıyoruz. Kaçtıkça daha çok kaçmak istiyoruz. Ve üstüne bir de kaçtıkça daha çok stres birikiyor. Çünkü kaçış, sorunu çözmüyor; sadece erteliyor. Ertelenen her şey ise zihnin arka planında çalışmaya devam ediyor, farkında olmasak da enerji tüketiyor. Micro escapes'in belki de en sinsi tarafı görünmez olması. Büyük bir kriz gibi hissettirmiyor ama gün boyunca küçük parçalar halinde zamanımızı, odağımızı ve enerjimizi eritiyor. Bir işin tam ortasında 2 dakika bakayım deyip 20 dakika sonra kendimizi bulmak, sürekli bölünmek, derin bir konsantrasyona bir türlü ulaşamamak bunların hepsi aynı döngünün farklı yüzleri.
Belki de sorulması gereken şu: Biz gerçekten dinleniyor muyuz, yoksa sadece kaçıyor muyuz? Çünkü gerçek dinlenme, zihni başka şeylerle meşgul etmek değil; onu gerçekten boşaltabilmekle ilgilidir. Zaman öldürmeyin, kendinize zaman tanıyın.
