Bir dönem sağlığıma dikkat etmek ile sağlığıma takıntılı olmak arasındaki farkı tamamen kaybettiğimi fark ettim. Başta bunu sadece dikkatli olmak sanıyordum. Kendimi koruduğumu, daha bilinçli davrandığımı düşünüyordum. Ama zamanla bunun günlük hayatımı zorlaştırmaya başladığını gördüm.
Otobüse bindiğimde hiçbir yere dokunmak istemiyordum. Dokunsam bile mikropların bana geçeceğini düşünüyor, dışarıdan yemek yemekten kaçınıyor, eve geldiğimde ellerimi birkaç kez yıkamazsam hasta olacağıma inanıyordum. O dönem bunların hepsi bana mantıklı geliyordu. Çünkü zihnimde bunu “önlem almak” olarak tanımlıyordum.
Terapistim bunun OKB davranışlarına dönüştüğünü söylediğinde durup düşünmeye başladım. Ben hastalıktan korunmaya çalışırken, korkunun kendisini yeni bir probleme çevirmiştim. Sağlıklı kalmaya çalışırken zihinsel olarak kendimi tüketmeye başlamıştım. Aslında kaçmaya çalıştığım şey, başka bir şekilde hayatıma girmişti.
O zaman şunu anladım. Sağlık sadece fiziksel olarak iyi olmak demek değil. Bazen vücudumuza zarar verecek şeylerden korunmaya çalışırken zihnimizi geri plana atabiliyoruz. Sürekli tetikte olmak, her şeyi kontrol etmeye çalışmak ve en kötü ihtimalleri düşünmek insanı fark etmeden yoruyor.
Zihin yorulduğunda beden de bunu bir şekilde hissettiriyor. Yoğun stres bazı insanlarda egzama ataklarını artırabiliyor, saç dökülmesini tetikleyebiliyor, mide problemlerine yol açabiliyor ya da sürekli yorgunluk hissi yaratabiliyor. Yani bazen bizi zorlayan şey sadece dışarıdaki riskler değil, içimizde büyüttüğümüz kaygı da olabiliyor.
Ben hâlâ sağlığıma dikkat ediyorum. Hijyenime önem veriyorum, kendimi korumaya çalışıyorum. Ama artık her şeyi kafama takmanın da sağlıklı olmadığını biliyorum. Çünkü insan bazen dışarıdaki tehlikelerden çok, zihninin içinde büyüttüğü korkularla yoruluyor.
Sonuç olarak sağlığımızı önemsemek gerekli, ama bunu takıntı haline getirmek başka bir yük yaratabiliyor. Kendimizi korumaya çalışırken kendimizi tüketmemek de gerekiyor. Bazen en sağlıklı şey, biraz rahatlamak ve her şeyi kontrol etmeye çalışmamaktır. Çünkü kafaya bu kadar takmak da zamanla başlı başına bir yük haline gelebiliyor.
