Yaz yavaş yavaş geliyor ve bence hepimiz biraz heyecanlıyız. Daha uzun günler, akşam dışarı çıkmalar, deniz planları, yazlık kıyafetler… Yazın enerjisi gerçekten farklı oluyor. Ama yaz gelirken bazen kendimize dikkat etmeyi biraz unutabiliyoruz. Özellikle sıcak havalarda “bir şey olmaz” diyip bazı şeyleri çok önemsememeye başlıyoruz.
Bence yazın en önemli şeylerinden biri su içmek. Hava sıcak olunca gün içinde fark etmeden çok fazla su kaybediyoruz. Sonra baş ağrısı, halsizlik ya da sürekli bir yorgunluk hissi olabiliyor ama bazen bunun nedeninin sadece susuz kalmak olduğunu bile anlamıyoruz. Özellikle dışarıda uzun süre vakit geçiriyorsak su içmek gerçekten daha önemli hale geliyor.
Bir diğer konu da güneş. Özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalınca insanın enerjisi direkt düşüyor. Bir de bazen güneş kremi sürmeyi sadece denize giderken gerekli sanıyoruz ama aslında günlük hayatta da önemli bir şey. Güneş yanıkları birkaç günde geçiyor olabilir ama güneşin cildi yorması çok daha uzun sürüyor.
Yazın en güzel taraflarından biri insanı daha hareketli yapması bence. Daha çok yürümek, dışarı çıkmak, akşam hava almak bile günlük rutini değiştiriyor. Kışın yapmaya üşendiğimiz şeyler yazın daha kolay geliyor gibi hissediyorum.
Ama yazın keyfine fazla kapılıp kendimizi çok zorlamamak da gerekiyor. Saatlerce güneş altında kalmak, yeterince su içmemek ya da bütün günü dışarıda geçirmek bazen düşündüğümüz kadar masum olmayabiliyor. Küçük şeylere dikkat etmek yazı gerçekten daha rahat geçirmeyi sağlayabiliyor.
Sonuç olarak yazın tadını çıkarmak güzel ama bedenimizi biraz dinlemeyi de unutmamak gerekiyor. Çünkü yazın tadını çıkarmak kadar kendimize dikkat etmek de önemli.
