"Olumlu düşün." "Şükretmeyi bil." "Daha kötüsü de olabilirdi." Bunları kaç kez duydun? Ve kaç kez bu cümleler seni daha iyi değil, daha kötü hissettirdi?
Zehirli pozitiflik, olumsuz duyguları geçersiz kılma ya da görmezden gelme eğilimi. Niyeti iyi olabilir ama etkisi çoğu zaman tam tersi: "Neden mutsuzum ki, mutsuz olmaya hakkım yok" hissi.
Oysa duygular doğal. Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, bunlar işlenmesi gereken bilgilerdir. Bastırıldığında kaybolmaz; birikirler. Bunların hepsi hissedilmesi gereken duygular.
Gerçek psikolojik sağlık, "her zaman iyi hissetmek" değil. Her hissi olduğu gibi kabul edebilmek, yargılamadan. Buna duygusal dürüstlük diyoruz.
Birisi sana zor bir şey anlatırken "ama en azından şunu düşün" demek, aslında onun duygusunu kapatmak anlamına gelebilir. Ve sen kendi kendine aynı şeyi yaptığında, kendi duygularını kapatıyorsun.
Alternatif ne? Şu kadar basit bir şey: "Şu an gerçekten zor. Bu hissi taşımak yorucu." demek. Çözüm aramadan, pozitif bir sonuca bağlamadan. Sadece kabul etmek.
İyi hissetmek güzel. Ama iyi hissetmek zorunda olmamak, bazen çok daha özgürleştirici. Bırakın biraz kötü olalım.
