Selamlar sevgili okuyucularım, bugün sizleri retro dönemine, özellikle de Merkür retrosu dönemine kapılıp yapabileceğiniz en büyük hatadan uzak tutmak için buradayım. Bana sonra teşekkür edersiniz. Maalesef ki retro dönemleri, astrolojik olarak “geçmiş dönemleri hatırlama, muhasebesini yapma” dönemleridir. Uzay bize “Ayyy o günleri hatırlıyor musun? Ne çok eğlenirdik,” diye kulağına fısıldarken; malum eski sevgililerinize de retro vurmaz mı? Onlar da retrodan nasibini alıyor ve akıllarına bu soru geliyor: “Acaba beni hâlâ seviyor mu?”. İkinize de söylemek istediğim bir mesaj var:
https://vt.tiktok.com/ZS9sa4C6t/
(Ahmet bak düşme ha!).
Hadi diyelim işler ters gitti ve o malum mesaj senin telefonuna geldi. Merak etme kızım, ilk yardım protokolünü başlatıyorum.
Mesajın geldiği ilk 10 saniye çok kritik. Ya bu savaştan başarıyla ayrılırız ya da bu savaşta yenilip bütün yaşadığımız üzüntüleri baştan yaşarız. Öncelikle telefonunu yavaşça yere bırak. Adrenalin çoktan bütün vücudunuzu ele geçirmiş olacak. Nostalji de sizi ele geçirmeden önce derin bir nefes alın ve zihninizi boşaltmaya çalışın.
Senin için yazdığım bu blog sayesinde aklına hemen Merkür retrosu etkisini getir. Bu dönemde gelen mesajlar çoğunlukla ya can sıkıntısından ya da retro sarhoşluğundandır; bunu sakın unutma. O güzel beynimiz retro dönemlerinde kötü anıları silip sadece güzel olanları hatırlatma eğilimindedir. Kavgaları, ayrılık nedenlerini ve o bitmek bilmeyen tartışmaları kendine hatırlat.
Cevap vermeden önce "24 saat kuralı" benim en sevdiğim kuraldır; çünkü düşünmek ve mantıklı karar vermek için süremiz olur. Eğer mutlaka cevap vereceksen, retroların kafa karıştırıcı etkisinin geçmesi için kendine bu süreyi tanı. Ertesi sabah tekrar yazıp yazmak istemediğini bir düşün. Daha mantıklı karar vereceğine eminim.
Önemli Not: Atılan mesaja görüldü atmak bir tepkidir; gerçek savunma tepkisizliktir canım benim.
Sonuç olarak canlarım, retrolar gelip geçicidir. Merkür düz hareketine başladığında o nostaljik sis bulutu dağılır gider. O yüzden siz siz olun, retrolara kapılmayın, mantığı elden bırakmayın.
