Her şeyin iyi gittiği bir anda içten içe bir huzursuzluk hissi gelir ya bazen, sanki bir şeyler bozulacakmış gibi. Bir şeyi başardığınızda aslında hak etmediğinizi bir an bile olsa düşünmüşsünüzdür. İyi giden bir ilişkiyi bir anda yıkma isteği veya biteceğine inanma durumu. Ve çoğu zaman da bu his doğru çıkar, ama aslında böyle olacağından değil; bizim yüzümüzden. Bilinçsizce iyi giden şeyleri bozarız. Kendimizi suçlar, geri çekilir, ilişkileri koparır, pes eder hatta bazen de hiçbir şey yapmayarak süreci bozarız.
Buna derinden bakınca aslında bir adı var: self-sabotage.
Kişinin kendi kendisini sabote etmesi çoğu zaman bilinçli bir davranış değil. Çünkü çoğumuz, fark etmesek de belirli duygulara ve durumlara alışığız. Yorgun hissetmek, belirsizlikte kalmak, başarısız olmak, terk edilmek, güvenememek... Bunlar insana tanıdık gelen alanlar olduğunda, bir şeylerin güzel ve pürüzsüz gittiği zamanlarda bunu bozma alışkanlığı oluşabiliyor. İyi giden bir şeyi korumak yerine bozmak veya bozmaya çalışmak tamamen alışık olduğumuz bu "kötü" durum aslında. Çünkü tanıdık olan her ne ise, o güvenlidir; bizim için iyi olmasa da.
Self-sabotage'a sebep olan bir diğer şey de kontrol ihtiyacı. Beynimiz bir şeylerin kötü gideceğine kendini inandırdığında en azından kontrol sahibi hissetmek istiyor. Güzel giden bu şeyi kişinin kendisinin bozması netlik ve sonrasında da garip bir rahatlık yaratır. Evet, aslında istemesem de olumlu bir süreci paramparça ettim; ama en azından bunu karşıdaki yapamadı. Ne olura olsun beklenmedik bir hayal kırıklığı, sonunu kendimiz inşa ettiğimiz kötü sondan daha üzücü sonuçta.
Anlık güvensizlikler, belirsizlikler ve duygu patlamaları ile sonrasında pişman olacağım bağları kopardım, büyük ihtimalle de koparmaya devam ederim gibi. Gerek ilişki, gerek arkadaşlık, gerek iş ve okul olsun, bir şeyler istediğim yolda "doğru" gitmiyorsa daha kötüsüyle karşılaşmamak için yarı yolda hedefimi veya karşımdaki insanı bırakır; sonra da böylesinin daha iyi olacağına kendimi inandırırım. Sanırım bu durumu fark edip sebepselleştirebilmem kendimi sabote etmeyi bırakabilmek adına ilk adımımdı. Hoş, bu farkındalığı kazanalı sanırım 2 sene olacak ancak henüz tam çözebilmiş değilim. Fikrimce bu tür süreçler kimisinde epey zaman alıyor, sanırım ben de onlardan biriyim. İyileşmek, "düzelmek" ve sağlıklı bir bağlanma stili ve stresle başa çıkma yöntemi kurabilmek bir günlük veya aylık süreçler değil. Gerçi 2 yıllık bir süreç mi onu da pek bilemedim ama bunu çok düşünürsem sanırım kat ettiğim bu yolu da sabote etmiş olacağım...
