Neden her zaman bir sese ihtiyaç duyuyoruz? Mesela ben temizlik yaparken mutlaka dizi ya da müzik açıyorum. Araba kullanırken podcast ya da müzik dinliyorum. Aynı şekilde uyurken müzik dinliyorum, ödev yaparken müzik dinliyorum. Evde boş boş otururken bile arkada bir dizi açıp telefonla ilgileniyorum. İzlemesem bile hep orada bir ses olsun istiyorum. Ev sessiz olduğunda kendimi daha yalnız hissediyorum.
Bunun sebebini terapistim açıklamıştı ve gerçekten çok şaşırmıştım. Meğerse bu bazen yalnız kalma korkusuyla bağlantılı olabiliyormuş. Çünkü sessiz kaldığımız anda düşüncelerimizle baş başa kalıyoruz. Gün içinde sürekli bir ses olduğunda ise zihnimizi başka şeylerle doldurmuş oluyoruz.
Bence bunu aşmanın ilk yolu neden yaptığımızı anlamak. Çünkü bu durum herkesi rahatsız etmiyor olabilir ama açıkçası beni rahatsız ediyor. Sürekli bir ses ihtiyacı hissetmek bazen kafam hiç susmuyormuş gibi hissettiriyor. Sessizlik olduğunda diken üstünde hissediyorum, yalnız hissediyorum, bazen odaklanmakta zorlanıyorum. O yüzden önce bunun temelini öğrenmek istedim, sonra da nasıl değiştirebileceğimi araştırmaya başladım.
Araştırdığım şeylerden biri şu oldu: Sessizliğe bir anda alışmaya çalışmak yerine küçük küçük başlamak gerekiyormuş. Mesela kısa süreli yürüyüşlerde müzik açmamak, evde birkaç dakika hiçbir şey izlemeden durmak ya da uyumadan önce telefonu biraz daha erken bırakmak gibi küçük şeyler öneriliyordu. Çünkü beynimiz sürekli uyarılmaya alıştığında sessizlik daha “garip” gelmeye başlıyor.
Bence artık çoğumuz gerçekten sessiz kalmayı unutmuş olabiliriz. Sürekli bir içerik tüketiyoruz, sürekli bir şey dinliyoruz ya da izliyoruz. Ve bir süre sonra sessizlik boşluk gibi hissettirmeye başlıyor.
Ben hâlâ tamamen alışabilmiş değilim ama en azından artık neden böyle hissettiğimi biliyorum. Araştırdıkça da aslında birçok insanın aynı şeyi yaşadığını gördüm. Belki sizin de dikkatinizi çeken bir şey olur diye paylaşmak istedim.
