blog-reklamvermek-logo
  • ANASAYFA
  • KATEGORİLER
    • Yaşam Tarzı
    • Kültür & Sanat
    • Spor
    • Teknoloji
    • Sağlık
    • Astroloji
    • Aile & Yaşam
  • YAZARLAR

Anasayfa | Teknoloji

Televizyonlar Telefonun Çalacağını Nereden Biliyordu?


Esin Darçın

Esin Darçın

30-04-2026

  • Paylaş:
Televizyonlar Telefonun Çalacağını Nereden Biliyordu?

Bugün biraz geçmişe gidelim…

Ben küçükken evimizde bir tüplü televizyon vardı. Ne zaman evde birinin cep telefonu çalacak olsa, daha zil sesi duyulmadan televizyon “dıt dıt” diye sesler çıkarmaya başlardı. Tabii ben buna sinir olurdum; sonuçta çizgi film keyfim bölünüyordu. Ama bir yandan da bana resmen sihir gibi gelirdi.

Şimdi büyüdüm ve sihir diye bir şey olmadığını biliyorum. Ama o zaman aklımdaki soru şuydu: Bu televizyonlar telefonun çalacağını nereden biliyordu?

Cevap aslında oldukça teknik ama bir o kadar da havalı.

O dönem kullandığımız 2G (GSM) teknolojisi, veriyi iletmek için TDMA (Time Division Multiple Access) adı verilen bir yöntem kullanıyordu. Telefon, baz istasyonuyla sürekli açık bir bağlantı kurmak yerine, çok hızlı ama güçlü radyo dalgası “patlamaları” gönderiyordu.

İşte o meşhur ritmik ses, aslında telefonun baz istasyonuna “Ben buradayım, bana veri gönder!” dediği anların bir yan etkisiydi. Yani teknik olarak, o anda “verinin sesini” duyuyordun.

Peki televizyon neden bu sesi çıkarıyordu?

Bunun sebebi, o dönemin cihazlarının yeterince “zırhlanmamış” (shielding) olmasıydı.

RFI (Radyo Frekans Girişimi) denilen bir durum gerçekleşiyordu: Hoparlör kabloları istemeden birer anten gibi davranıyordu. Telefonun yaydığı güçlü sinyaller, kablodaki bakıra çarptığında küçük elektrik akımları oluşturuyordu.

Sonra işin en ilginç kısmı devreye giriyordu: demodülasyon.

Hoparlörün içindeki amplifikatör (yükseltici), bu istenmeyen elektrik sinyalini yanlışlıkla gerçek bir ses sinyali sanıp yükseltiyor ve hoparlöre gönderiyordu. Sonuç? O efsanevi “dıt dıt dıt” sesi.

Bugün aynı şeyi neden neredeyse hiç duymuyoruz?

İki sebep var:

Birincisi, teknolojik evrim. 4G (LTE) ve 5G sinyalleri, 2G’deki gibi kesik kesik ve ritmik değil; daha sürekli ve karmaşık modülasyonlar kullanıyor. Yani artık ortada duyulabilecek bir “ritim” yok.

İkincisi ise kablolar.

Laptop şarj aletlerinin ya da eski monitör kablolarının ucundaki o küçük siyah silindirleri hatırlıyor musun? İşte onlar ferrit boncuklar (ferrite beads). İçlerinde özel bir manyetik malzeme bulunur ve kablonun anten gibi davranmasını engellerler. Yani dışarıdaki radyo sinyallerini emerek paraziti keserler.

Kısacası, çocukken sana sihir gibi gelen o şey aslında fiziğin ve elektroniğin küçük bir oyunuymuş.

Ama kabul edelim…
Biraz sihirli hissettirdiği de doğru.

Esin Darçın

Bu gönderi Esin Darçın tarafından yayınlanmıştır.

TÜM YAZILAR

esindarcin

YORUM YAZIN

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

21-05-2026

Açken Sen Sen Değilsin! Açken Asla İnsan İçine Çıkarılmaması Gereken, 3 Burç...

Selamlar sevgili okuyucularım, hiç arkadaşınızı hiç tanıyamamışım dediğiniz günler oldu mu? Benim birkaç...

Açken Sen Sen Değilsin! Açken Asla İnsan İçine Çıkarılmaması Gereken, 3 Burç

06-04-2025

Markalar Spor Yapar mı? Bölüm 1 Apple...

Başlığı okurken, “Markalar nasıl bir eylemi gerçekleştirebilir, onlar soyut kavramlardır.” dediğinizi...

 Markalar Spor Yapar mı? Bölüm 1 Apple

23-04-2026

Günlükten Geceye Dönüşen Look Nasıl Yapılır...

Hemen hemen hepimizin yaşadığı bir problem günlük kombinelerimizi geceye dönüştürememek. Haliyle yoğunlaşan...

Günlükten Geceye Dönüşen Look Nasıl Yapılır
blog-reklamvermek-logo
AdresGezgini-logo
  • Yaşam Tarzı
  • Aile & Yaşam
  • Teknoloji
  • Astroloji
  • Spor
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık

Copyright © 2026 Ecotrends | Tüm Hakları Saklıdır.

Çerez Politikası | Çerezleri Yönet

+

Başarılı

Yorumunuz başarılı şekilde eklendi. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

X

Başarısız

Yorum gönderilemedi. Lütfen boş alan bırakmayınız !