Merhaba değerli okurlar, nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Bu haftaki yazımızda son zamanlarda çok duyduğumuz ama bir o kadar da yanlış anladığımız bir kavramdan bahsedeceğiz: Kendine iyi bakmak, yani wellbeing.
Peki wellbeing tam olarak ne demek? Çoğumuz bunu duyduğunda aklımıza pahalı spa günleri, yeşil smoothie’ler ya da sabah 5’te kalkmak geliyor. Oysa kendine iyi bakmak bunların çok ötesinde ve aslında çok daha sade bir şey.
Kendine iyi bakmanın özü şu: Kendini dinlemek. Kulağa basit geliyor, değil mi? Ama bir düşünün; kaç zamandır gerçekten kendinizi dinlediniz? Yorgun olduğunuzda “biraz daha” dediniz, mutsuz olduğunuzda “abartıyorum” dediniz, yardıma ihtiyacınız olduğunda “başkalarının derdi daha büyük” dediniz. Hepimiz bunu yapıyoruz. Kendimize karşı son derece sabırsız ve sert olabiliyoruz.
Wellbeing aslında birkaç farklı boyuttan oluşuyor. Bunlardan ilki fiziksel sağlık; yeterince uyumak, hareket etmek ve bedeninizin ihtiyaçlarına kulak vermek. İkincisi zihinsel sağlık; düşüncelerinizle sağlıklı bir ilişki kurmak, kendinize nazik bir iç sesle yaklaşmak. Üçüncüsü ise sosyal bağlar; sizi gerçekten seven ve değer veren insanlarla vakit geçirmek. Bu üç alan birbirini besliyor. Birinde aksama olduğunda diğerleri de etkileniyor.
Şunu da belirtmek isterim: Kendine iyi bakmak bencillik değil. Bunu kafamıza iyice yerleştirmemiz gerekiyor. Uçak güvenlik videolarında hep söylenir ya; önce kendi maskenizi takın, sonra yanınızdakine yardım edin. Hayat da tam olarak böyle işliyor. Kendinize yeterince alan ve özen göstermeden başkalarına uzun vadede sağlıklı bir şekilde destek olamazsınız.
Küçük adımlarla başlamak da tamamen yeterli. Her gün birkaç dakika telefonu bırakmak, bir bardak su içmeyi hatırlamak, “hayır” diyebilmek, sevdiğiniz bir şeye zaman ayırmak… Bunların hepsi wellbeing’in ta kendisi. Büyük değişimler beklemeyin. Küçük ama tutarlı adımlar zamanla inanılmaz bir fark yaratıyor.
Son olarak şunu sormak istiyorum: Bugün kendinize ne kadar zaman ayırdınız? Eğer cevabınız “hiç” ya da “çok az”sa bu yazı tam size göre. Kendinize iyi bakmayı ertelemek için hiçbir sebep yok. Çünkü en büyük yatırım, kendinize yaptığınız yatırımdır.
Umarım bu haftaki yazı sizler için faydalı olmuştur. Bir sonraki blog yazısında görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, hoşçakalın! :)
Eray Akcer
27-04-2026
YORUM YAZIN
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
07-04-2024
Takım Sporlarında Yabancı Dil Bilmenin Avantajları...
Takım sporlarında yabancı dil bilmenin başarıya katkısı, takım içi iletişimi, antrenman ve maç sırasında...
02-04-2025
Smart Budgeting Hacks to Save Money Every Month...
The importance of budgeting for financial success cannot be overstated. It provides a framework through which...
06-05-2024
Unplugging for Wellness: Minimizing Phone Time for a Healthier Mind and Body...
It's really simple to slip into the trap of using our phones excessively in today's hyperconnected environment. But...
