blog-reklamvermek-logo
  • ANASAYFA
  • KATEGORİLER
    • Yaşam Tarzı
    • Kültür & Sanat
    • Spor
    • Teknoloji
    • Sağlık
    • Astroloji
    • Aile & Yaşam
  • YAZARLAR

Anasayfa | Teknoloji

Korkuyu Kim Satıyor?


Yaren Ceylan

Yaren Ceylan

23-04-2026

  • Paylaş:
Korkuyu Kim Satıyor?

Gece yatağa girip “sadece bir video” dediğim an, aslında küçük ama geri dönüşü zor bir kapı açıyorum. O kapının arkasında karanlık hikâyeler, yarım kalmış hayatlar ve insanın içini huzursuz eden detaylar var. Birkaç dakika diye başladığım şey, saatlere dönüşüyor. Ekranın ışığı yüzüme vururken kendimi bir başkasının en korkunç anlarını izlerken buluyorum. Garip olan şu: rahatsız oluyorum ama yine de izlemeye devam ediyorum. İşte tam bu noktada teknoloji devreye giriyor. YouTube, TikTok ve Netflix gibi platformlar bana sadece içerik sunmuyor; neyi ne kadar izlediğimi, hangi videoda daha uzun kaldığımı ve hangi anlarda duraksadığımı analiz ediyor. Ve sonra karşıma hep biraz daha karanlık, biraz daha çarpıcı içerikler çıkarıyor. Sanki beni benden iyi tanıyan bir sistem var ve en zayıf noktalarımı sabırla keşfediyor.

"True crime" içeriklerinin bu kadar bağımlılık yapmasının sebebi aslında oldukça insani. Korku, beynin en ilkel ve en güçlü tepkilerinden biri. Tehlike hissi, dikkati keskinleştiriyor ve insanı o anın içine hapsediyor. Algoritmalar da tam olarak bunu hedefliyor: dikkat. Çünkü dijital dünyada en değerli şey zaman değil, dikkatin kendisi. Başta sadece merakla başladığım bu içerikler zamanla bir alışkanlığa dönüşüyor. Daha fazla detay, daha fazla gerilim aramaya başlıyorum. Bir süre sonra sıradan hikâyeler yetmemeye başlıyor; daha karmaşık, daha sarsıcı olanları izlemek istiyorum. Ancak burada görünmeyen bir yönlendirme var. Seçim yaptığımı sanıyorum ama aslında bana sunulan seçenekler çoktan daraltılmış oluyor. Algoritma beni tanıdıkça içerikler de değişiyor, yoğunlaşıyor ve kişiselleşiyor. Yani ben korkuyu bilinçli olarak seçmiyor olabilirim; korku bana sürekli, sistematik bir şekilde sunuluyor.

Sonuçta kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Gerçekten ben mi izlemek istiyorum, yoksa izlemeye yönlendiriliyor muyum? Belki de mesele korkuyu sevmek değil, ondan kopamamak. Çünkü bu içerikler yalnızca hikâye anlatmıyor, aynı zamanda bir duygu döngüsü yaratıyor. Gerilim, merak ve rahatsızlık arasında gidip gelen bir döngü. Ve her “son bir video” dediğimde, aslında bu döngünün içinde biraz daha derine çekiliyorum. Algoritmalar en zayıf anları yakalayıp orada tutmayı başarıyor. Korku satılıyor olabilir ama asıl mesele şu: İnsan bunu ne kadar isteyerek satın alıyor, yoksa çoktan bir tüketiciye mi dönüşüyor?

Yaren Ceylan

Bu gönderi Yaren Ceylan tarafından yayınlanmıştır.

TÜM YAZILAR

yarenceylan

YORUM YAZIN

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

02-04-2026

Bir Ülke Bir Bilgi: Danimarka’da 25 Yaşında “Tarçın Yağmuru”...

Bazen farklı ülkelerin geleneklerini gördüğümde gerçekten şaşırıyorum. Geçenlerde araştırma yaparken...

Bir Ülke Bir Bilgi: Danimarka’da 25 Yaşında “Tarçın Yağmuru”

19-05-2024

Video Oyunlarının Sanatı ve Etkisi...

Video oyunları artık sadece rutin eğlenceler değil, hep birlikte öyle bir seviyeye geldiler ki, kullandıkları...

Video Oyunlarının Sanatı ve Etkisi

13-03-2026

Hamnet Filmi Neden Bu Kadar Etkileyici?...

İngiltere’de yaşayan William Shakespeare ve eşi Agnes’in 11 yaşındaki oğulları Hamnet’in ani ölümü...

Hamnet Filmi Neden Bu Kadar Etkileyici?
blog-reklamvermek-logo
AdresGezgini-logo
  • Aile & Yaşam
  • Astroloji
  • Spor
  • Kültür & Sanat
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Yaşam Tarzı

Copyright © 2026 Ecotrends | Tüm Hakları Saklıdır.

Çerez Politikası | Çerezleri Yönet

+

Başarılı

Yorumunuz başarılı şekilde eklendi. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

X

Başarısız

Yorum gönderilemedi. Lütfen boş alan bırakmayınız !