blog-reklamvermek-logo
  • ANASAYFA
  • KATEGORİLER
    • Yaşam Tarzı
    • Kültür & Sanat
    • Spor
    • Teknoloji
    • Sağlık
    • Astroloji
    • Aile & Yaşam
  • YAZARLAR

Anasayfa | Yaşam Tarzı

Erasmus Günlüklerim #6: Büyük Buluşma, Arnavutluk


Sıla Gençay

Sıla Gençay

02-04-2026

  • 4
  • Paylaş:
Erasmus Günlüklerim #6: Büyük Buluşma, Arnavutluk

Merhaba Dostlar Meclisi! Geçen sene tam 10 ülkeyi gezme fırsatı bulduğum Erasmus dönemimin özlemini hala buram buram yaşadığımı söyleyerek sözlerime başlamak isterim. Biliyorsunuz, geçen hafta Amsterdam ve Brüksel'in o inanılmaz estetik sokaklarında kaybolmuştuk. Bugün ise rotamızı Balkanlar'a, Arnavutluk'a çeviriyoruz. Fakat peşinen söyleyeyim; bu yazının ve bu şehrin bende yeri çok ama çok ayrı.

Erasmus'a ilk gittiğimde erkek arkadaşım, malum vize süreçlerinden dolayı yanıma gelememişti. Dile kolay, tam iki ay boyunca hiç görüşemedik. O iki ayın sonunda, vizesiz bir şekilde buluşabileceğimiz en mantıklı, en "ortak" noktamız Arnavutluk oldu.

İşte bu yüzden, Tiran'ın o küçücük havalimanında karşılaştığımız o ilk an, benim için dünyadaki bütün o görkemli Avrupa şehirlerinden çok daha kıymetliydi.

Konaklamak için başkent Tiran'ı seçtik. Şehir gerçekten çok ama çok küçüktü. Hani o Viyana'daki ya da Amsterdam'daki devasa yapılar, içinde kaybolacağınız sonsuz sokaklar falan yok; yürüyerek birkaç saat içinde bütün şehri rahatlıkla bitirebilirsiniz. Şehrin kalbi İskender Bey Meydanı (Skanderbeg) dedikleri kocaman bir alan. Etrafında müzeler, opera binaları var ve şehrin bütün günlük koşturmacası, sosyal hayatı bu meydanın etrafında dönüyor.

Kültür turuna gelirsek, şehrin tam ortasında Tiran Piramidi adında çok ilginç bir yapı var. Merdivenlerinden en tepeye kadar tırmanıp şehri kuşbakışı izleyebiliyor ve harika kareler yakalayabiliyorsunuz ama çok da bir olayı yok diyebilirim. Bir de Bunk'Art diye bir yer var ki, yolunuz düşerse kesinlikle gidilmeli! Eskiden, komünist dönemde sığınak olarak kullanılan bu devasa alanı şimdi bir sanat galerisine ve müzeye çevirmişler. Yerin altında devasa bir labirent gibi uzanıyor ve o Soğuk Savaş hissini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gerçekten insana vizyon katan, sarsıcı bir deneyimdi.

Gelelim asıl olaylara, yani lezzet turuna! Onca Avrupa şehri gezip o minicik, kibar porsiyonlarla ve farklı lezzetlerle hayatta kalmaya çalıştıktan sonra, Tiran'da inanılmaz güzel bir Türk kahvaltıcısı bulduk. İki aylık gurbetin ardından o donatılmış serpme kahvaltı masasını, o sıcacık demli çayı görünce gözlerim doldu resmen.

Tabii Arnavutluk'a kadar gelmişken kendi lokal lezzetlerini de denemeden dönmedik. O meşhur Arnavut ciğerini gerçek yerinde, anavatanında yeme fırsatımız oldu. Baharatları, pişirim kıvamı falan o kadar yerindeydi ve bizim damak tadımıza o kadar uyuyordu ki tabağı silip süpürdük. Bir de Arnavut böreği yedik... Porsiyonları inanılmaz doyurucu ve içi o kadar bol malzemeliydi ki, ısırdıkça resmen bir lezzet patlaması yaşıyorsunuz. Avrupa'nın o doymak bilmeyen tadımlık tabaklarından sonra Tiran bana resmen ilaç gibi geldi.

Bizi Tiran'da en çok şaşırtan ve mutlu eden şeylerden biri de kesinlikle fiyatlardı. Avrupa'nın geri kalanındaki o euro kuruna kıyasla, genel yaşam maliyetinin ve vergi oranlarının çok uygun olması sayesinde, hayatımda yaptığım en ucuz tatillerden biri oldu. Taksilere resmen bozuk paralarla binebiliyorduk ve alışveriş yapmak da aynı şekilde çok uygundu. Hatta her şey o kadar hesaplıydı ki, neredeyse yarı fiyatına bir PS5 bile aldık! Anlayacağınız bu işin en kârlısı erkek arkadaşım oldu. :)

Kısacası Tiran; mimarisiyle Avrupa'nın diğer başkentleri gibi sizi anında büyüleyen devasa bir yer olmasa da, benim için o iki aylık hasretin bittiği, o bol malzemeli börekleri ve Türk kahvaltısıyla bana evimdeymişim gibi hissettiren sıcacık bir duraktı.

Okuduğunuz için teşekkürler Dostlar Meclisi! Bugünlük benden bu kadar, haftaya başka bir ülkenin sokaklarında ve bambaşka bir kültürde görüşmek üzere! :))

Sıla Gençay

Bu gönderi Sıla Gençay tarafından yayınlanmıştır.

TÜM YAZILAR

silagencay

YORUM YAZIN

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

06-05-2025

My home Galicia....

Hello everyone and welcome back to my weekly post on my blog, where we talk about Art and Culture. On my last entry to...

My home Galicia.

08-03-2024

Yeşil Enerji ve Gelecek...

Günümüzde, yeşil enerji kaynakları, çevresel sürdürülebilirlik açısından giderek daha büyük bir öneme...

Yeşil Enerji ve Gelecek

12-03-2025

Ormanda 30 Dakika: Doğa Terapisinin Beynimiz Üzerindeki Büyülü Etkisi...

Gözlerinizi kapatıp kuş seslerini dinlediğinizde veya çimenlerin üzerinde çıplak ayakla yürüdüğünüzde...

Ormanda 30 Dakika: Doğa Terapisinin Beynimiz Üzerindeki Büyülü Etkisi
blog-reklamvermek-logo
AdresGezgini-logo
  • Teknoloji
  • Yaşam Tarzı
  • Sağlık
  • Aile & Yaşam
  • Kültür & Sanat
  • Spor
  • Astroloji

Copyright © 2026 Ecotrends | Tüm Hakları Saklıdır.

  • 70574
+

Başarılı

Yorumunuz başarılı şekilde eklendi. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

X

Başarısız

Yorum gönderilemedi. Lütfen boş alan bırakmayınız !